Antik dönemden günümüze yerleşime sahne olan köy perbibacaları ve güvercinlikleri ile görülmeye değerdir. Peri bacalarıyla çevrili olan Karain Köyü, bir zamanlar Ürgüp'ün en yoğun nüfuslu yerleşim yerlerinden biridir. Köy mimarisi coğrafyayla uyum içindedir. Peri bacaları, kaya evleri, bol suyu ve zengin toprakları sayesinde yıllar önce bir cazibe merkezi haline gelen köy 1970'lere kadar adeta bölgedeki diğer tüm köylerin kalbi konumundadır. Örneğin, Türkiye'nin en eski köy kütüphanelerinden biri burada kurulmuştur. Karain'de bölge çiftçilerine hizmet veren ilk Tarım Kredi Kooperatifi, bir sağlık merkezi ve bir Postane şubesi kurulmuştur.
1970'lerde köylülerin önleyemediği hastalıklar insanları öldürüyor ve beklenmedik semptomlar gösteren hastalar hızla ölüyordu. Yapılan araştırmalar sonucunda köylüleri etkileyen hastalığın, evlerin yapımında da kullanılan volkanik kül kayaçlarında bulunan minerallerden kaynaklandığı ortaya çıktı. Köyde "Mezotelyoma" adı verilen, bir tür akciğer kanserinin sebep olduğu ölümler yaşanıyordu.
Karain Köyü ve çevresindeki peri bacalarının çoğu erionit adı verilen bir mineral içerir. Erionit, zeolit grubundan bir mineraldir. Nadir bulunan bu mineral genellikle volkanik tüflerin yapısında bulunur ve lifli bir dokuya sahiptir. Türkiye'nin birçok bölgesinde erionit içeren volkanik tüfler bulunur, ancak en çok Karain köyü ve çevresindeki köylerde (Karain, Tuzköy, Sarıhıdır) bulunur. Ancak bu liste şimdi
Yeşilöz köyüne kadar vadinin her iki yamacı boyunca gerek çayın neden olduğu akarsu yatağının iki kenarında gerçekleşen erozyon (bank erozyonu) gerekse yüksek yamaç eğimine bağlı olarak kütle hareketleri görülür.
Karacaören, Boyalı, Çökek ve Yeşilöz köylerini de içerecek şekilde genişletilmiştir. 1975 yılında bu bölgede birkaç köyde hızla ilerleyen, çok kötü bir prognoza sahip olan malign mezotelyoma (MPM) vakalarının yüksek oranı gözlemlenmiştir.
Karain köyünde insanlar antik zamanlardan beri volkanik kayalardan yapılmış evlerde veya peri bacalarının içinde yaşamaktadır. Bilimsel çalışmalar sonucunda, 1974-2008 yılları arasında Karain köyünde ölen 410 kişiden 306'sının (ölümlerin %67,3'ü) ölümüne neden olan mezotelyoma kanserinin yaygınlığının, evlerin duvarlarında bulunan lifli dokudaki erionit mineralinden kaynaklandığı ortaya çıkmıştır. Köylüler, yıllarca yaşadıkları evlerde soludukları havada bulunan erionit mineralinin akciğer zarlarında birikmesi sonucu, tedavi edilemeyen ve çok acı verici bir kanser türü olan akciğer kanserinden (malign plevral mezotelyoma) muzdarip olmuşlardır. Geçmişte, bu nadir kanser türüne sadece asbest mineralinin neden olduğu düşünülüyordu. Karain köyünde erionit mineralinin kanser vakalarına neden olduğunu keşfetmek, tıp literatürüne de önemli bir katkı sağlamıştır. Hatta erionit mineralinin, asbest mineralinden çok daha fazla mezotelyoma kanserini tetiklediği ortaya çıkmıştır

